''KULA BELA GELMEZ, HAK YAZMADIKCA; HAK BELA YAZMAZ, KUL AZMADIKCA''

27/10/2007 - Vücudumuzdaki Mükemmel Organizasyon: Hayati İşlemler Aynı Anda N

 

 Siz Bu Yazıyı Okurken..

 Vücudunuzdaki sistemler her saniye kusursuz biçimde çalışmasını sürdürmektedir. İşte bu organizasyon sayesinde çevrenizdeki sesleri duyabilir, aynı anda okuduğunuz yazıyı görür ve anlarsınız. Bu sırada kalbiniz atmayı, burnunuz koku almayı, akciğerleriniz nefes alıp vermeyi sürdürür, sürekli olarak gözlerinizi kırpar ve yutkunursunuz, belki yanınızda olan bir fincan çayı yudumlarsınız, o sırada sindirim sisteminiz devreye girer. Ayrıca hiçbir şey yiyip içmeseniz bile bir süre sonra acıktığınızı hissedersiniz. İlginç olan nokta tüm bu işlemler gerçekleşirken sizin okuma ve anlama işini sürdürmeye devam etmenizdir. Niyetiniz tek bir noktaya, okumaya ve anlamaya hedeflendiği halde, kendi isteminiz dışında vücudunuzdaki organizasyon hayatınızı devam ettirmeye çalışır, üstelik bu işlemler sizin böyle bir talebiniz olmadığı halde gerçekleşir. Elbette ki bu kusursuz koordinasyon insanın kendi başına gerçekleştireceği bir işlem değildir. Hiçbir insan hayatı boyunca okurken “gözlerim kurumasın diye gözlerimi kırpmam gerekir” veya koşarken “nefesimi ayarlamam gerekir” diye düşünmez. Çünkü bunlar otomatik olarak gerçekleşir. Belki de bu güne kadar üzerinde hiç düşünmediğiniz size son derece sıradan gelen hareketler aslında vücudunuzda çok detaylı bir organizasyonun var olduğunu gösterir ve Yüce Allah’ın üstün aklını, yaratış sanatının kusursuzluğunu sergiler. Yüce Allah Kuran ayetlerinde yarattıklarının muhteşem bir uyum içinde olduğunu şöyle haber verir:

 

 “O, biri diğeriyle 'tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.” (Mülk Suresi, 3-4

 

Makalenin tamamı için tıklayın..

 

 Kaynak:  İlmiMercek.net

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/7/2007 - Bir zerrecik kainat

 

 Bir küçücük çekirdek, içinde koca bir ağacı saklar. En ince dal ve en ince yapraklarıyla, her bir çiçeği herbir meyvesiyle ağacın projesi, o çekirdeğin içindedir.

 

 Çekirdeklerin en küçüğüdür atom çekirdeği. Ondan ise ağaçların en büyüü çıkar ve bir kainat olur.

 

 Çünkü bütün kainatın projesi, santimetrenin yüz milyonda biri çapındaki atom çekirdeğinde saklıdır.

 

 Moleküller ve galaksiler onunla kurulur, volkanlar ve yıldızlar onunla tutuşur.

 

 Dünya ve içindekiler onunla yapılır.

 

 Dağlar, denizler, çiçekler, kelebekler, canlı ve cansız varlıklar onunla yapılır. Hepsi aynı hesapla, hepsi ince bir hesapla kurulur.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2007 - MÜKEMMEL VARLIK..

 

  24 saatte bir insan kalbi 103.689 kere çarpar, kanı 168 milyon mil yol alır. Günde ortalama iki kilo yemek yiyen insan 24 saatte 23.240 kere nefes alır, 4800 kelime konuşur ve beyninin 7 milyon hücresi bıkmadan, yorulmadan ve şaşırmadan çalışır. Bu rakamlara baktıktan sonra insanın nasıl mükemmel bir varlık olduğu daha iyi anlaşılmıyor mu?

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/2/2007 - Parmak izindeki sır..

 Herhangi bir suçluyu tesbitte sağlam bir usul vardır:  Parmak izlerinin alınması. Parmak izleri, yanıltmayan kimlik kartlarıdır. Çünkü hiçbir insanın parmak izi diğer insanınkine benzemez. Dünyadaki insanlar sayısınca farklı parmak izleri vardır.

 

 Bu harika kimlik üzerinde 1875 yılında Sir Edward Henry ciddi olarak durdu. Bir kısım tecrübelerden sonra parmak izleri polis teşkilatlarınca kullanılmaya başlandı. İngiltere, ilk defa resmen 1884'te parmak izini delil olarak kullanmayı kabul etti.

 

 Parmak izleri öylesine harika bir yaratılışa sahiptir ki, insan ne kadar yaşlanırsa yaşlansın, ne değişiyor, ne de kayboluyordu. Hatta üst deri koparılsa yerine çıkan deri aynı özelliklere sahip oluyor. Yanan parmaklar bile tedavi olunca eski özelliğini koruyor.

 

 Parmak uçlarında korunan taklidi imkansız ''iz mucizesi'' hakkında Kur'an-ı Kerim ne buyuruyor?

 

 Kıyame Suresi'nin üçüncü ve dördüncü ayetlerinde Allah-ü Teala, mealen buyuruyor ki:

 

 ''İnsan, öldükten sonra kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor? Biz, parmak uçlarına varıncaya kadar onu derleyip toplamaya kadiriz.''

 

 Kur'an-ı Kerim'in işaret ettiği bu inceliği insanlık ancak 1300 sene sonra anlayabildi. Parmak uçlarının insanlar sayısınca farklı parmak izlerine işaret ettiğini kavrayabildi.

 

 İnsanlar ağız, burun, göz, kulak gibi uzuvlarda ne kadar farklı olsalar da birbirlerine benzeyebilirlerdi. İkiz, üçüz, beşiz insanlar vardı. Şaşırmak mümkündü. Ama parmak uçları insanı şaşırtmayan kodlara, genetik bir yapıya sahipti. Milyarlarca insanın parmak izlerini birbirinden farklı olarak yaratan Yüce Allah, elbette ki onları yeniden yaratmaya da kadirdir.

 

 İnsan vücudunda daha nice sırlar vardır. İlim adamları bu sırları çözdükçe, Allah'ın sonsuz kudretini daha iyi anlayacaklardır...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/8/2006 - yaşınızı dakika dakika saniye saniye hesaplayın...

 

 Bu program sayesinde yaşınızı 'online olarak' dakika dakika, saniye saniye hesaplayabiliyorsunuz.. Siz sadece doğum tarihinizi ve gününü yazıyorsunuz program size yaşınızı hesaplıyor..

Denemek için tıklayın


 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->