24/7/2007 - Lüks ve gösteriş tüketimine kapılmamak
Kainattaki her şey insan için yaratılmış ve onun hizmetine sunulmuştur. İnsanın görevi, bu nimetleri biraz gayret göstererek helalinden elde etmek ve ihtiyacını karşılamak olacaktır. Şüphesiz bu nimetlerin kullanımında israftan kaçınmak gibi belirli ölçülere uymak gerekmektedir. Allah, kendisine şükredilmesi ve verilen nimetlerin değerinin bilinmesi durumunda, nimetlerini artıracağını, aksi taktirde bu nimetleri alacağını vurgulamaktadır. (İbrahim Suresi 7). Nimetlerin değerinin bilinmesinin yolu onların israf edilmemesi ve gereği gibi kullanılmasından geçmektedir. Ancak, bazı fertler, ihtiyaçları dışında gösteriş amacıyla da tüketimde bulunabilirler. Lüks ve gösteriş tüketimi genel olarak insanın psikolojik yapısıyla ilgili bir konu olmakla beraber dini duyarlılığının azlığından da kaynaklanan bir tutumdur. Zira israfın haram olduğunu bilen ve verilen her nimetin yerli yerince kullanılıp kullanılmadığından sorguya çekileceği bilincinde olan bir kimsenin böyle hareket etmesi düşünülemez.
Günümüz toplumlarında, lüks ve gösterişten kaynaklanan yiyecek, giyecek israflarının haddi hesabı belli değildir. Atılan ekmeklerin, dökülen yemeklerin, milyonları bulan şehirlere yetecek miktara ulaştığından bahsedilmektedir. Oysa, hoyratça atılan bir parça ekmeğe, dökülen bir tabak çorbaya hatta musluklardan sızan bir damla suya muhtaç ne kadar da insan vardır.
Lüks ve gösteriş tüketimi, toplumların çöküşünde veya geri kalmasında önde gelen etkenlerdendir. İslam, gerek fert gerekse toplumsal bazda nimetlerin israf edilmemesi konusunda mensuplarını uyarmıştır.
|