<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>&#39;&#39;KULA BELA GELMEZ, HAK YAZMADIKCA; HAK BELA YAZMAZ, KUL AZMADIKCA&#39;&#39;</title>
        <description> İslami Konular, Dini Hikayeler, Flashlar, Video ve Resimler, Sözler..</description>
        <link>http://sirincollection.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 02:24:51 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Şeytanın Hileleri.. --Flash--</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/seytanin-hileleri-flash_4455978.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/seytanin-hileleri-flash_4455978.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;Şeytanın insanlara kurmuş olduğu tuzakları okuyun..&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;

   							  &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sirincollection.blogcu.com/seytanin-hileleri-flash_4455978.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 27 Oct 2007 15:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kabe İmamının Fatiha Suresini Ağlayarak Okuyuşu..</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/kabe-imaminin-fatiha-suresini-aglayarak-okuyusu_4455422.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/kabe-imaminin-fatiha-suresini-aglayarak-okuyusu_4455422.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;

       

&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sirincollection.blogcu.com/kabe-imaminin-fatiha-suresini-aglayarak-okuyusu_4455422.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 25 Aug 2006 14:51:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Vücudumuzdaki Mükemmel Organizasyon: Hayati İşlemler Aynı Anda Nasıl Gerçekleşiyor?</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/vucudumuzdaki-mukemmel-organizasyon-hayati-islemler-ayni-anda-nasil-gerceklesiyor_4454706.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/vucudumuzdaki-mukemmel-organizasyon-hayati-islemler-ayni-anda-nasil-gerceklesiyor_4454706.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;Siz Bu Yazıyı Okurken..&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Vücudunuzdaki sistemler her saniye kusursuz biçimde çalışmasını sürdürmektedir. İşte bu organizasyon sayesinde çevrenizdeki sesleri duyabilir, aynı anda okuduğunuz yazıyı görür ve anlarsınız. Bu sırada kalbiniz atmayı, burnunuz koku almayı, akciğerleriniz nefes alıp vermeyi sürdürür, sürekli olarak gözlerinizi kırpar ve yutkunursunuz, belki yanınızda olan bir fincan çayı yudumlarsınız, o sırada sindirim sisteminiz devreye girer. Ayrıca hiçbir şey yiyip içmeseniz bile bir süre sonra acıktığınızı hissedersiniz. İlginç olan nokta tüm bu işlemler gerçekleşirken sizin okuma ve anlama işini sürdürmeye devam etmenizdir. Niyetiniz tek bir noktaya, okumaya ve anlamaya hedeflendiği halde, kendi isteminiz dışında vücudunuzdaki organizasyon hayatınızı devam ettirmeye çalışır, üstelik bu işlemler sizin böyle bir talebiniz olmadığı halde gerçekleşir. Elbette ki bu kusursuz koordinasyon insanın kendi başına gerçekleştireceği bir işlem değildir. Hiçbir insan hayatı boyunca okurken &amp;#8220;gözlerim kurumasın diye gözlerimi kırpmam gerekir&amp;#8221; veya koşarken &amp;#8220;nefesimi ayarlamam gerekir&amp;#8221; diye düşünmez. Çünkü bunlar otomatik olarak gerçekleşir. Belki de bu güne kadar üzerinde hiç düşünmediğiniz size son derece sıradan gelen hareketler aslında vücudunuzda çok detaylı bir organizasyonun var olduğunu gösterir ve Yüce Allah&amp;#8217;ın üstün aklını, yaratış sanatının kusursuzluğunu sergiler. Yüce Allah Kuran ayetlerinde yarattıklarının muhteşem bir uyum içinde olduğunu şöyle haber verir:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;STRONG&gt;&amp;#8220;O, biri diğeriyle 'tam bir uyum&amp;#8217; (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk&amp;#8217; (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde b.. ( &lt;a href=&quot;http://sirincollection.blogcu.com/vucudumuzdaki-mukemmel-organizasyon-hayati-islemler-ayni-anda-nasil-gerceklesiyor_4454706.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 27 Oct 2007 13:31:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kadir Gecesi</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/kadir-gecesi_4335896.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/kadir-gecesi_4335896.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;Ramazanın son onundaki geceleri ihya etmek (ibadetle geçirmek) menduptur. Hz. Aişe (r.a.)'dan bildirildiğine göre, Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, Ramazan'ın son on günü girince, geceyi ihya ederlerdi ve çoluk - çocuğunu kaldırarak ibadet ederlerdi. Maksat Kadir gecesini ihyadır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;U&gt;''Kadir gecesini Ramazan'ın son onunda arayınız.''&lt;/U&gt;&lt;/STRONG&gt; Hadis-i şerifi, hakkında ihtilaf edilmeyen kuvvetli bir hadistir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp; &lt;U&gt;&lt;STRONG&gt;''O mübarek gecedeki amel, içinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydaki amelden hayırlıdır.''&lt;/STRONG&gt;&lt;/U&gt;(Kadir s.3)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Hadis-i şerifte:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;U&gt;&lt;STRONG&gt;''Kadir gecesinde, sevabına inanarak ve umarak namaz kılanın (ihya edenin) günahlarının geçeni ve geleceği bağışlanır.''&lt;/STRONG&gt;&lt;/U&gt; buyurulmuştur.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Kadir gecesinin, ömür boyunca işlenmiş günahları örtücü olduğunu, müellif anlatmıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Ma'lumdur ki, Kadir gecesi, şeref gecesi demektir. Hadis-i şeriflerin verdiği haberlere göre, Kadir gecesi, Ramazan'ın son on gecelerinde gizlidir. Gecelerini ihyaya gayret sarf etmek için gizli tutulmuştur. İtikafa girerek onu Ramazan'ın son on gününde aramak gerekir. Nevevi&amp;#.. ( &lt;a href=&quot;http://sirincollection.blogcu.com/kadir-gecesi_4335896.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 08 Oct 2007 12:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yalan Söylemenin Zararları</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/yalan-soylemenin-zararlari_3979040.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/yalan-soylemenin-zararlari_3979040.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Yalan, doğru olanın veya doğru bildiğinin aksini söylemektir. Dinimiz yalanı haram&amp;nbsp;kılmış ve şiddetle yasaklamıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Ayet-i kerime'lerde şöyle buyurulmaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&quot;Yalan sözden çekinin&quot; (Hacc:30)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&quot;Şüphesiz ki Allah aşırı yalancıyı doğru yola eriştirmez.&quot; (Mümin:28)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Doğruluk imanın sermayesi, yalan da nifakın sermayesidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Resulullah (s.a.v.) Efendimiz:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&quot;Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?&quot; diye üç defa sordu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Ashab-ı kiram:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&quot;Evet ya Resulellah!&quot; dediler.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Bunun üzerine:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&quot;Allah'a şirk koşmak, ana-babaya itaatsizlik etmek&quot; buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&quot;İyi.. ( &lt;a href=&quot;http://sirincollection.blogcu.com/yalan-soylemenin-zararlari_3979040.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 22 Aug 2007 20:28:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dua</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/dua_3978897.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/dua_3978897.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;Dua, insanın maddi-manevi bütün ihtiyaçlarını, Allah'a olan teslimiyetini itaat ve bağlılığını yine Allah'a arz etmesi, Ondan yardım istemesidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;İnsan aciz ve zayıf yaratıldığı için her an sağlam bir yere dayanmak ve her müşkülünü giderebilecek bir merciye güvenmek ihtiyacındadır. Hayatın binbir çeşit maddi manevi güçlükleri karşısında Allah'a sığınmak, dua ve niyazda bulunmak insan ruhunun en büyük ihtiyacıdır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Duanın en güzeli, gösterişten uzak samimi ve halis bir şekilde gizlice yapılanıdır. Dua kulluğumuz ne derece gönülden Cenab-ı Allah'a inandığımızı ve Onun istediği şekilde yaşadığımızın bir tezahürüdür. Tam anlamıyla Müslümanın kendinin tüm ihtiyaçlarını Allah (c.c.)'den istemesidir. Dua başlı başına bir ibadettir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sirincollection.blogcu.com/dua_3978897.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 22 Aug 2007 20:15:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bir elma çıksaydı, seferden vazgeçerdim!</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/bir-elma-ciksaydi-seferden-vazgecerdim_3978790.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/bir-elma-ciksaydi-seferden-vazgecerdim_3978790.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethe çıkmıştı. Ordu saatlerce Kocaeli'nin bağlık ve bahçelikleri arasında yürüdükten sonra mola verilmişti. Yavuz, Yeniçeri Ağasını çağırdı:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;- Canım bir elma istedi, bul, bana getir, dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Yeniçeri Ağası Yeniçerilerin dağarcıklarını araştırdı. Hiçbirinden elma çıkmadı, huzura döndü.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;- Askerlerin dağarcıklarını arattım, yok Efendimiz, dedi. Yavuz'un yüzü tatlı bir renk aldı:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;- Eğer bir askerimin üzerinde halkın bahçesinden koparılmış bir tek elma çıkmış olsaydı, Mısır seferinden vazgeçerdim.&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sirincollection.blogcu.com/bir-elma-ciksaydi-seferden-vazgecerdim_3978790.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 22 Aug 2007 20:08:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Edirne Selimiye Camii</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/edirne-selimiye-camii_3732139.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/edirne-selimiye-camii_3732139.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Edirne Selimiye Camii, Türk mimarisinin en büyük şaheseridir. Tarihe baktığımızda Selimiye gibi şaheserleri bulmak çok zordur. Mimaar Sinan, Selimiye Camii ile övünürken onun için ''benim ustalık eserim'' demiştir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle, 1571'de Kıbrıs'ın fethi tamamlanmış ve bu seferle birlikte Edirne Selimiye Camii'nin inşaatına başlanmıştır. Mimar Sinan, Camiye Ayasofya'nın kubbesinden daha ''büyük kubbe oturtacağım'' der ve dediğini yapar. Sekiz fil ayağına oturtulan 43 metre yüksekliğinde ve 32 metre çapında orta kubbe Ayasofya'yı aşmıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Selimiye Camii yalnız büyük bir abide değil, aynı zmaanda pek çok hünerin yer aldığı, 70 metreyi aşan bir sütun gibi gökyüzüne yükselen dört minaresi birer şaheserdir. Her minare üçer şerefelidir. Bu dört minareden ikisi üçer yolludur. Minarenin aşağı giriş kapısından giren üç müezzin birbirlerini hiç görmeden minarenin şerefesine ulaşırlar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Böyle olduğu halde minareler çok incedir. İki kişi kucaklayabilir. Öteki iki minare tek yolludur. Edirne'ye dört yönden dört cadde ile girilir. Hangi yönden girilirse girilsin Selimiye'nin 2 minaresinin 6 şerefesi görülür.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Caminin içten duvarları, minber ardı ve alt kat pencere altlıkları çok renkli çini dekoruyla kaplıdır. Avlu ortasında mermer bir şadırvan bulunur. 999 penceresi olduğu söylenen ve dünyada eşi olmayan seçilmiş bir eserin sahibi olan Mimar Sinan'a Allah'tan rahmet dileriz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp.. ( &lt;a href=&quot;http://sirincollection.blogcu.com/edirne-selimiye-camii_3732139.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 28 Jul 2007 20:14:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Lüks ve gösteriş tüketimine kapılmamak</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/luks-ve-gosteris-tuketimine-kapilmamak_3694309.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/luks-ve-gosteris-tuketimine-kapilmamak_3694309.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Kainattaki her şey insan için yaratılmış ve onun hizmetine sunulmuştur. İnsanın görevi, bu nimetleri biraz gayret göstererek helalinden elde etmek ve ihtiyacını karşılamak olacaktır. Şüphesiz bu nimetlerin kullanımında israftan kaçınmak gibi belirli ölçülere uymak gerekmektedir. Allah, kendisine şükredilmesi ve verilen nimetlerin değerinin bilinmesi durumunda, nimetlerini artıracağını, aksi taktirde bu nimetleri alacağını vurgulamaktadır. (İbrahim Suresi 7). Nimetlerin değerinin bilinmesinin yolu onların israf edilmemesi ve gereği gibi kullanılmasından geçmektedir. Ancak, bazı fertler, ihtiyaçları dışında gösteriş amacıyla da tüketimde bulunabilirler. Lüks ve gösteriş tüketimi genel olarak insanın psikolojik yapısıyla ilgili bir konu olmakla beraber dini duyarlılığının azlığından da kaynaklanan bir tutumdur. Zira israfın haram olduğunu bilen ve verilen her nimetin yerli yerince kullanılıp kullanılmadığından sorguya çekileceği bilincinde olan bir kimsenin böyle hareket etmesi düşünülemez.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Günümüz toplumlarında, lüks ve gösterişten kaynaklanan yiyecek, giyecek israflarının haddi hesabı belli değildir. Atılan ekmeklerin, dökülen yemeklerin, milyonları bulan şehirlere yetecek miktara ulaştığından bahsedilmektedir. Oysa, hoyratça atılan bir parça ekmeğe, dökülen bir tabak çorbaya hatta musluklardan sızan bir damla suya muhtaç ne kadar da insan vardır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Lüks ve gösteriş tüketimi, toplumların çöküşünde veya geri kalmasında önde gelen etkenlerdendir. İslam, gerek fert gerekse toplumsal bazda nimetlerin israf edilmemesi konusunda mensuplarını uyarmıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;</description>
            <pubDate>Tue, 24 Jul 2007 14:06:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnanmak Kurtulmaktır</title>
            <link>http://sirincollection.blogcu.com/inanmak-kurtulmaktir_3694109.html</link>
            <guid>http://sirincollection.blogcu.com/inanmak-kurtulmaktir_3694109.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;İman, bir kişiyi söylediği sözde tasdik etmek, söylediğini kabullenmek, gönül huzuru ile benimsemek, karşısındakine güven vermek, içten inanmak demektir. İnanmak, Yüce Yaratıcıya teslim olmak, O'nun emir ve yasaklarına uyarak, sonusuz ahiret hayatına hazırlanmaktır. Allah Teala, kullarına hitabında şöyle buyuruyor: &lt;STRONG&gt;''İman edip salih amel işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele.''&lt;/STRONG&gt; (Bakara Suresi 25). O halde ahiret hayatında kurtuluş yolu ancak Allah'a inanmak ve O'na teslim olmaktır. Aksi takdirde Allah Teala can yakıcı bir azabı vaat ediyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Dünya hayatında kişinin üstün bir güce inanması, sıkıntı anında O'ndan yardım umması, insan için büyük bir destek ve huzur kaynağıdır. Günümüz insanının yaşadığı psikolojik bunalım ve gerilimler, inanmaktan uzak kalma sebebiyledir. İnanmayan insan kendisinden başka kimseye güvenemez. Halbuki güven olmadan hiçbir insan huzurlu bir hayat yaşayamaz. Çevresine şüpheli gözlerle bakar, en yakınından dahi emin olamaz. Oysa inanmak kişiyi daha emin, daha güvenilir ve daha dürüst yapar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;İnanmak, dünya hayatını da ahiret hayatını da güzelleştirir. Kişiyi dünyadaki sıkıntılardan uzaklaştırır, cehennem azabından kurtarır ve insanın hayatına anlam katar.&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 24 Jul 2007 13:56:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://sirincollection.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>